Çataldere Köyü
ANASAYFA FORUM HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE SENOZ SÖLÜK İLETİŞİM

Canlı Yayın

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Reklam

Önemli Linkler

  • TC Kimlik No
  • Vergi Kimlik No
  • İnternet Vergi Dairesi
  • Motorlu Taşıtlar Vergisi
  • Telefon Rehberi
  • ÖSYM Sınav Sonuçları
  • KPSS Sonuçları
  • KPDS Sonuçları
  • Diğer Sınav Sonuçları
  • ÖSYM Sınav Takvimi
  • Üniversiteler

  • Onur Mücadelemiz Başlamıştır

    Tarih 04.Ekim.2009 Editör Kemal Yıldırım

    Hes'lerin Yaptığı Katliama Son Vermek İçin Yola Çıktık

    Bir yıl önce sitemizi yeni kurduğumuz dönemde bu yazıyı yazmıştım.

     

     

    Donumuz Altından Olması Gerekirdi

    İnanamıyorum bu yapılanlara... Yani bu kadar aciz durumlara düşeceğimiz heralde kimsenin aklının ucundan geçmezdi.. Rize denince insanın aklına sadece bizim değil orayı gezen gören Malatyalı olsun, Sivaslı olsun, Karslı-Antalyalı-İzmirli olsun bir çok arkadaşımın  bana söylediği tek şey var böyle güzel bir doğa olamaz ve Rizelilerin böyle bir doğayı nasıl kullanamadığını söylüyorlar. bir çok arkadaşım var Karadeniz'i özellikle Rize'yi görmek isteyenler en çok merak ettikleri yer Türkiye’de... bakın sevgili Hahonçlular Akdenizlilere Egelilere bakın sadece bir denizleri var 40 derece sıcak nemli berbat bir havaları var dünyanın turistini çekiyorlar ve donlarıda altından eğer ekonomik boyutunuda ele alırsak... İnsanların tatil eğilimleri değişiyor. Şehirden beton yığınlarından sıkılan insanlar artık farklı tatil alternatifleri arıyorlar. Biz bu noktada artık devreye girip tesislerimizi altyapımızı hazırlayarak bu pastadaki payımızı almak için bir an önce harekete geçmemiz gerekiyor...

     

    Rize doğasıyla havasıyla bugün bir turizm cenneti olması ve bütün Rizelilerin donlarının altından olması gerekirken biz köyümüzün o güzel doğasını mahvetmek adına satıyoruz ki ekonomimize katkımız olsun... Ama önümüzü göremiyoruz bu doğal güzelliklerin değerini bilmiyoruz... Ama burada tabii sesini çıkarmayan köylümüz mü değil tabii...O kadar aydınımız var göğsümüzü gere gere sayarız işte şimdi isim vermek istemiyoruz Hahonçdan herşey çıkmıştır ama nerdedir bu aydınlarımız. Göremiyolar mı bunları vallla pes doğrusu...

     

    İnanamıyorum hala... O bölgedeki siyasilere seçim zamanı konuşan oy isteyen Rizeliliğiyle övünen.. çaya zam işsizliğe son deyip yıllardır bu milleti bir çay parasına mahkum eden alternatif bir ekonomi Rize gibi doğal kaynakları olan bir yerde yapamıyorsalar hiç kusura bakmasınlar... Biz kendi kaynaklarımızı kullanalım yeter bize devletin kaynakları lazım değil biz kendi yolumuzu da otelimizi de hastanemizi de yaparız. yeter ki bu doğa harikalarını bu siyasiler de görsün.. günlük siyaset yerine bu değirmenin çarkını sürekli döndürecek politikalar yapsınlar. Yıllardır bu insanları uyuttukları yeter... bizim çay parasına ihtiyacımız yok. Rize bir turizm cenneti olmalıdır. Yani İsrailliler bile gördü bu doğa harikasını ki dağlarımızda cirit atıyorlar ama biz bir türlü göremedik nedense..

     

     Ey güzel köylülerimiz bunlar kaşıkla veriyor kepçeyle alıyorlar…Bugünümüzü kurtarmak için yarınlarımızı satmayalım... Sevgili, saygıdeğer, gururumuz, göğsümüzü kabartan aydınlarımız artık bu feryadımızı duyun bir el atın bu işe.. Yüzümüzden gülümseme kulağımızdan deremizin sesi eksik olmasın...            

                                                                                           25 Mart 2007

                                                                                      SüleymanYILDIRIM

     

     

    Ve aradan bir yıl geçti bugün aydınlarımız feryadımıza cevap verircesine harekete geçmişlerdir. Gerek yapılan televizyon programları, dernek çatısı altında düzenlenen faaliyetler artık ses getirmeye başlamıştır. Bunların en güzel ve son örnekleri Karadeniz TV’de yapılan ve sitemizde de geniş yer verdiğimiz program ve  20 Nisan 2008 Pazar günü Seslidere’den başlayacak mitingdir.

     

    Uyuyan dev uyanmıştır artık. Atatürk’ün Samsun’a çıkışı yurdumuz için nasıl kurtuluş savaşının başlangıcı olmuşsa. 20 Nisan 2008’de Senoz’un kurtuluş savaşının başlangıc tarihi olacaktır. Mustafa Kemaller Senoza çıkmıştır artık.

     

     

     

     

    Yazıma Atatürk’ün sözlerinden alıntılar yaparak devam etmek istiyorum. Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır."  Evet Senozlular bağımsızlığımız yine bizim elimizde bizim bu aşamada azimli ve kararlı olmamıza bağlıdır. Bu noktada karşımıza engeller çıkacaktır kırmak istemediğimiz kişiler olacaktır. Bazı dargınlıklar küskünlükler olacaktır. Ama yılmayacağız sonuna kadar ne gerekiyorsa yapacağız. Ve bize dedelerimiz nasıl bir cennet memleket bırakmışsa bizde çocuklarımıza öyle bir memleket bırakacağız. 

     

    Burada şunu da belirtmek istiyorum. Şimdi bu yazıyı okuyanlar diyeceklerdir. Yahu bu iş bu kadar önemli midir. Hadi canım sende çok abarttın vs…  size şu anda hissettiklerimi birebir aktarıyorum. Evet bu iş o kadar önemlidir.  Bu bir varolma savaşıdır. Onur mücadelesidir. 

     

    O derede balık tutmuş, o güzel havayı ciğerlerine çekmiş, alın terini alnında hissetmiş, ekmeğini bölmüş yemiş, binbir çeşit çiçeğinin güzel kokusu  içersinde  çimenlerinin üzerine sırt üstü yatmanın keyfini tatmış yüreğinde bir damla memleket sevdası olan yüreklerin, yüreğimin sesine kulak vereceklerini biliyorum. İşte bu yürekler orada alacağı bir nefesi hiçbirşeye değişmezler. Çünkü bu yürekler bilirler ki o nefesin ciğerlere dolmasının verdiği hissi hiçbir şeyle satın alamayacaklarını.

     

    Memleket sevdasını yüreğinin ta içinde hisseden bir çok kardeşim-abim-ablam olduğunu biliyorum. Onlardan bir tanesi olan  şair ruhlu kardeşimiz Mustafa ( mıstık) Akyıldız’ın bana gönderdiği şiirini yüreğine sağlık Mıstık kardeşim diyerek burada yer vermek istiyorum.

     

     

    Çatalderede doğdum

    Kocaman adam oldum

    Allahıma çok şükür

    Yoksulluğu görmedum

     

    Yıllar çok çabuk geçti

    Doymaduk memelekete

    Genç yaşumuzde düştük

    Habu ander gurbete

     

    Hersene  zor beklerduk

    Agustos onbeşini

    Çalışarak geçurduk

    Senelerun kışını

     

    Dostlar sorarlar bana

    Ne var senun köyüna

    Anlatsam inanmazlar

    Bir cennet olduğuna

     

    Derelerun suyunu

    Kayalarun tozunu

     senozlu söylemedi

    Dahada son sözünü

     

    Ligovinun suyini

    Çilonun ormanını

    Büyük darluklar sardı

    Şimdi  benim köyümü

     

     

    Akıllı olun beyler

    Bu işun soni yoktur

    Günahida çekelmez

    Bunun mebali çoktur

     

    Ağaçlar kesilince

    Havalar olur  sıcak

    Dereler kuruyunca

    Baluklar ne olacak

     

    Ben birlukten yanayim

    Gelun birluk olalum

    Ecdadumuza dostlar

    Azcık saygı duyalum

     

     

     

     

    Bizde elup gidenik

    Arkadan diyecekler

    Çok bekleyenik ama

    Rahmet  vermeyecekler

     

    100 yıllık ağaçları

    Toprakten ayirdunuz

    Hiç  hatırlayan varmi

    Kaçını siz ektunuz

     

    Dağları dele dele

    Dağlar gelecek dile

    Bu gideşle duramaz

    Orda ayuler bile

     

    Bikaç kuruş paraya

    O yerleri hep sattuk

    Cebumuzi doldurup

    Dünya malina kattuk

     

    Gençler çalışur orda

    Hepisi arkadaşum

    Sen güzele laiksin

    Etma güzel kardaşum

     

    Bu kadar aydın insan

    Boşuna mı çırpınır

    Aydınlar var oldukça

    Karanlık yermi kalır

     

    Enerji ihtiyaçtır

     olmamalı diyemem

    Bu senoz deresini

    Buna feda edemem 

     

    Özgürlüğümü keser

     üstümden geçen teller

    Hastalıklar geldimi

    Çare deyil keşkeler

     

    Gelin dostlar

    Gelin birlik olalım

    Birlik olup

    Senozu kurtaralım

     

     senoz vadisi  kurak

    Olmadı olmayacak

    Senozun insanları

    Birlikte yaşayacak

     

    Meclis kararı vermiş

    Senoz sanayi olmış

    Doğa kimun umrunda

    Herkes yolini bulmiş

     

     

    Geldiler köyümuza

    Haber bile vermeden

    Kazdiler köyümuzi

    Orman, dere demeden

     

    Yıllarca biz dolaştık

    Senozun dağlarını

    Aklıma gelmesede

    Unutsam yollarını,

     

    O dere canlar aldi

    Biz onu bağışladık

    Yıllar yılı  aktıda

    Biz ona doyamadık

     

     

    Mahsum akan derenun

    Cezasini kestiler

    Müebbet’e çartırdı

    Senozdaki hes çiler

     

    Onbinlerce ağacı

    Sıra ile kestiler

    Ormandaki hayvanı

    Yuvasından ettiler

     

    Senozda birlik olsa

    Hes lerın ömrü kısa

    Biz bu köyü kaybettik

    Yazık başka olmasa

                        Mustafa Akyıldız

                               

     

    Merak etme mıstık kardeşim daha hiçbir şeyi kaybetmiş değiliz. Onlar bir Alman atasözü olan “ Su akar Türk bakar” sözüne atıfta bulunarak köyümüze girdiler. Bende onlara yine  büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, İtilaf donanmasına bağlı gemilerin İstanbul' a girmesi üzerine söylemiş olduğü bir sözle cevap vererek yazımı bitirmek istiyorum : "Geldikleri gibi giderler" .

     

                                                                         

                                                                         

     

    Bu haber 181 defa okunmuştur.

    Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

    Senoz'dan

    SENOZ DERNEĞİ ve KARADENİZ ELEKTİRİK ÜRETİM A.Ş ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMA

    SENOZ DERNEĞİ ve KARADENİZ ELEKTİRİK ÜRETİM A.Ş ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMA SENOZ DERNEĞİ ve KARADENİZ ELEKTİRİK ÜRETİM A.Ş ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMA

    SENOZ'DA ÜRETİME BAŞLAYAN HES DURDURULARAK MÜHÜRLENDİ

    SENOZ'DA ÜRETİME BAŞLAYAN HES DURDURULARAK MÜHÜRLENDİ Daha önce kaleme aldığımız bir yazıda "Münir YAZICI kılıcını çekiyor" başlığını atmıştık. Aradan biraz zaman geçtik...
    Mektup1- gidiyorum04.Ekim.2009

    RADYO SENOZ

     
    İSTEK GÖNDER

    ANKET

    Busene Köye Gidicekmisiniz ?







    Tüm Anketler

    Haber Gönder

    HAVA DURUMU

    Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

    By-Kemal 2o10
    RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

    Altyapı: MyDesign & SenozForum

    Aradur.com | Arama Motoru

    Bölgeler ve Şehirler